“ISTANBUL İLİ ARKEOLOJİK KIYI VE SUALTI ÇALIŞMALARI”

 

 

 

 

2016 yılı Ağustos ve Eylül aylarında Selçuk Üniversitesi Sualtı Arkeolojisi Ana Bilim Dalı’ndan bir ekip İTA (İstanbul Tarih Öncesi Araştırmaları) Projesi kapsamında 3 ayrı bölgede çalışma gerçekleştirmiştir.  Kocaeli Üniversitesi’nden Doç.Dr. Şengül Aydıngün başkanlığında gerçekleşen İTA projesinin deniz, göl ve liman çalışmaları Yrd. Doç. Dr. Hakan Öniz alan başkanlığında yürütülmektedir. Bu çalışmalardan biri Büyükçekmece Gölü kıyısında ve içinde, diğeri Istanbul Boğazı’nın Tarabya-Rumeli Kavağı arasında yer alan kıyı şeridinde bir diğeri ise Küçükçekmece Gölü’nde yüzey araştırması ve kazı çalışması şeklinde gerçekleştirilmiştir.

Büyükçekmece Çalışmaları:

Büyükçekçekmece Gölü kıyısında iki çalışma gerçekleştirilmiştir. Bunların ilki özel deniz dronu kullanılarak hava fotoğraflarının alınmasıdır. Burada alınan hava fotoğrafları göl kıyısındaki ve içindeki kalıntıların anlaşılmasında kullanılmaktadır. Buna göre gölün kuzeybatısındaki bulunan kale kalıntısına ait bazı yapıların baraj gölünün yükselen suları nedeniyle su sualtında kaldığını göstermektedir. Gölde yapılan ikinci çalışma ise Multi Beam Sonar çalışmasıdır. Bu çalışma gölün kuzeyinde yer alan önemli bir kısmının 30-40 cm derinlik içermesi nedeniyle zorlukla yapılmıştır. Diğer bölgelerde ise baraj suları altına kalan eski ağaçlar, ölü ağlar ve geçmişte akarsu kenarına yapılmış ve günümüzde sualtı kalmış olan bentler nedeniyle ayrı zorluklar yaşanmıştır. Burada elde edilen sonar görüntülerinin çoğu modern yapılara aittir. Bazı görüntüler arkeolojik vasıf taşısa da tam olarak anlaşılabilmesi için dalış yapmak gerekmektedir. Bu çalışmalarda şişme bot ve motor kullanılmıştır.

Küçükçekmece Çalışmaları ve Bathonea Kazıları

Küçükçekmece Gölü Bathonea (?) yerleşiminde 2008 yılından beri hem sualtında hem de göl kıyısında kazı çalışmaları yapılmaktadır. 2016 yılında Bathonea’da büyük liman olarak adlandırılan alanda çalışmalar yapılmıştır. Yüzey araştırması ve kazı olarak ikiye ayrılabilecek çalışmalar sonucunda dikkate değer sonuçlara ulaşılmıştır. Çalışmaların alan üzerinde başlamasından önce Avcılar Belediyesi alanında muhafaza edilen botların yerlerinden çıkartılıp temizlik ve bakımlarının yapılmıştır. Sonrasında motorların da bakımı yapıldıktan sonra göle indirilmiş ve Küçükçekmece Balıkçı Barınağına getirilmiştir. Sonraki günler bu bot kullanılarak kazı alanına ulaşılmıştır. Gölün kuzeybatı bölgesindeki Büyük liman ve çevresinde son durumu tespit etmek ve kazı alanını belirlemek amacıyla kıyı ve liman alanında yüzey araştırması yapılmıştır. Burada yapılan çalışmalarda bulunan seramik kalıntılarına ilişkin tarihler 2009 yılından beri devam eden kazı sonuçlarıyla paraleldir.  Önce limanın tüm kıyı tarafı, daha sonra iç bölgelerde yüzey taraması yapılmıştır. Bu çalışmada kıyıda ve kıyıya yakın yerlerde herhangi arkeolojik kalıntının olup olmadığı saptanmış ve yüzey seramiklerini incelenmiştir. Kıyı çalışmaları sırasında birçok seramik parçasının yüzeyde olduğu ve düzgün kesilmiş taş blokların bazı bölgelerde yayıldığı yeniden gözlemlenmiştir. Bu çalışmalar sonucunda kıyıda bir taş iskele görünümü veren alan belirlenmiş ve Kazı Başkanı Doç.Dr. Şengül Aydıngün ve Bakanlık Temsilcisi Taylan Sümer’le birlikte yapılan değerlendirmeler sonucunda kazı çalışmalarının burada yürütülmesine karar verilmiştir.

Belirlenen açma alanında kıyıdan gözle görülebilir şekilde düzgün kesilmiş ve yerleştirilmiş taş bloklar gölün içinde 10 metre doğu istikametinde uzanmaktadır. Bu yapının küçük tekneler için iskele olarak kullanılmış olabileceği düşünülmüştür. Öncelikle 20x20 m2lik bir alanının bitki temizliği yapılmıştır. Bu temizlikler 2 gün sürmüş, Avcılar Belediyesi Fen İşleri Park ve Bahçeler biriminden 5 kişilik ekip bitki temizliğinde yardımcı olmuştur. Bitki temizliği sonrası 5x2.5 metre boyutlarında bir karelaj oluşturulmuştur. Açmanın dış kısmında 20 cm.den başlayan dolgu açmanın iç kısmında iki metreyi bulmuştur. Yüzeydeki dolgu toprağın kaldırılması çalışmaları bir hafta kadar sürmüş, çalışmalar sırasında taş blokların kıyı bölgeden iç taraflara doğru gittiği gözlemlenmiştir. Fotoğraflama ve çizim çalışmaları yapıldıktan sonra çalışmalara son verilmiştir.

Kazısı yapılan alanda belirlenen taş yapı bir yol yapısıdır. Üstü düz blok taşların kullanıldığı bu yol göle doğru en az 10 metre uzanan ve aynı tip blok taşlardan yapılmış iskele yapısına doğrudan bağlı bir yoldur. Buradan küçük tekneler yolcu ve yük taşımış olmalıdır. Söz konusu iskele yapısından önceki yıllarda gölün her iki tarafında da en az 10 adet belirlenmiştir. Bu durum Küçükçekmece gölünün denizle olan ilişkisini daha açık bir şekilde ortaya koymakta, yalnızca orta boy gemilerle değil, daha küçük teknelerle de (7-14 metre) yolcu ve yük taşındığını göstermektedir. Bu yapıya benzer çok sayıda iskelenin bulunması şahsi işletmelerin varlığını da göstermekte olabilir.

İstanbul Boğazı Tarabya Rumeli Kavağı Arasın Sonar Çalışmaları:

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü tarafından sağlanan kurtarma botu ve motorlu plastik şişme botun kullanıldığı bu çalışmalar Humminbird Onix10 Multi BeamSonar ve Yan Taramalı Sonar kullanılarak yapılmıştır. Sarıyer Büyükdere koyu içinde başlayan tarama çalışmaları sonrasında güneyde Tarabya’dan kuzeyde Rumeli Kavağına kadar devam etmiş, çeşitli görüntüler alınmıştır. Bu görüntüler Kavak açığındaki fener çevresinde yapı ve batık görüntüleri şeklinde gözükmektedir. Bunların bir kısmı arkeolojik vasıf sahibi olabilir. Ancak aletli dalış yapılmadıkça vasıflarının ne olduğunun anlaşılması mümkün değildir. Bölgede midye çıkartmak amacıyla algarna yöntemi serbestçe yapılmakta dolayısıyla var olabilecek batıklar her gün yok olmaktadır.

 

Copyright © 2018 - All rights are reserved by Coastal and Underwater Archaeology Projects